HABERLER TEKNOLOJİ VE ŞİFALI BİTKİLER

Loading...

GÜNCEL TÜRKİYE VE DÜNYADAN HABERLER

Loading...

HERBİŞEY CANLI TV : BU SİTE CANLI TV İZLEME SİTESİDİR .BURDAN ULUSAL VE YEREL BİRÇOK FARKLI KANALI CANLI OLARAK İZLEYE BİLİRSİNİZ. İSTEDİĞİNİZ TV PROGRAMINI DİZİ VE FİLMLERİ TV İLE AYNI ANDA İZLEMEK İÇİN İZLEMEK İSTEDİĞİNİZ TV KANALININ AMBLEMİNİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.

Perşembe

AMASYA İLİ HAKKINDA HERŞEY AMASYA İLE İLGİLİ ALAKALI HERŞEY

                                      AMASYA HAKKINDA HERŞEY

AMASYA ADI NEREDEN GEL MEKTEDİR


Eskiçağda bir çok Anadolu şehrinin kurucu (ktistes) tanrısı veya kahramanının olduğu bilinmektedir. Bu mitolojik kuruluş Amasya için de geçerlidir.
Roma İmparatoru Septimius Severus (M.S. 193-211) dönemine ait bir Amasya sikkesi üzerinde yer alan ERMHC  KTICAC  THN  POLIN yazıtından hareketle Hermes’in Amasya kentinin kurucu tanrısı olduğu kabul edilmektedir.
Bu kısa açıklamadan sonra Amasya adının tarihçesine gelecek olursak;
Hitit belgelerine göre Amasya’nın bilinen ilk adının Hakmiş [Khakm(p)is] olduğu sanılmaktadır. Bu isimin Perslerin Amasya’yı fethine kadar devam ettiği değerlendirilmektedir.
Amasya’nın Mitridates Krallığı Dönemi'ndeki adı “Amasseia” dır. Özellikle M. Ö. II. yüzyıldan itibaren darp edilen Amasya şehir sikkelerinde AMASSEİA ibaresi açıkça görülmektedir. Zaten coğrafyacı Strabon’da Amasya için Amaseia sözcüğünü kullanmaktadır.
Amaseia sözcüğü, “Ana” anlamına gelen ve özellikle “Ana Tanrıça” yı kasteden ‘Ama’ ve onun çeşitlemesi olan ‘Mâ’ ibaresi ile bağlantılıdır. Bundan hareketle denilebilir ki Amaseia “Ana Tanrıça Mâ’nın şehri” anlamına gelmektedir.
Ana Tanrıça Mâ, Perslerin Anadolu’yu fethinden sonra tapımı yaygınlaşan doğu kökenli bir tanrıçadır. Aynı zamanda bu tanrıça Mitridates ve Kapadokya’nın yerel tanrıçasıdır. Amaseia sözcüğü de Persler zamanındaki asıl söyleniş şeklinin Hellen ağzına uydurulmuş biçimidir.
Roma döneminde Amaseia adı fazla bir değişikliğe uğramadan AMACIAC (Amasia) olarak kullanılmıştır. Örneğin, İmparator Septımıus Severus, Caracalla ve Severus Alexander döneminde darp edilmiş Amasya şehir sikkelerinde AMACIAC adını görmekteyiz.
Bizans Devri'nde de Amasia adının değişmeden devam ettiği bilinmektedir.
Amasya’nın adı Danişmendliler zamanında ise bazen Amasiyye, bazen de Şehr-i Haraşna olarak anılmıştır.
Selçuklu, İlhanlı, Beylikler ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Amasya adı herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.


KALKOLİTİK ÇAĞDA AMASYA:
Amasya sınırları içerisinde Kalkolitik Çağ'a ait önemli bazı yerleşmeler arasında Amasya merkez Ovasaray Köyü Hamam Tepesi Höyüğü, Sarımeşe KKünbet Höyük, Keşlik Köyü Koşapınar Höyük ve Ayvalıpınar Köyü Ayvalıpınar Höyüğü ile Suluova ilçesi Kanatpınar Köyü Devret Höyük ve Deveci Köyü Yoğurtçu Baba Höyükleri sayılabilir


TUNÇ ÇAĞINDA AMASYA:


İlk Tunç Çağı'nda da (3000-2500) Amasya’da yoğun bir yerleşmenin olduğu bilinmektedir. Bu dönem höyüklerine Amasya merkez Yassı Höyük (Oluz Höyük), Gümüşhacıköy ilçesi Sallar Höyük, Merzifon ilçesi Hayrettin Köyü Delicik Tepe Höyüğü, Göynücek ilçesi Gediksaray Höyük, Alakadı Köyü Türkmenlik Tepe Höyüğü ve Merzifon ilçesi Kayadüzü Höyük örnek verilebilir.
Amasya, Orta Tunç Çağı'nda (M.Ö. 2500-2000) Mezopotamya yazılı belgelerinde “Hatti Ülkesi” olarak bilinen uygarlığın sınırları içerisinde kalmıştır. M.Ö. 2500-2000 tarihleri arasında Anadolu’da güçlü bir uygarlık kurmuş olan Hattiler'e ait önemli yerleşmelerden biri de Amasya Merkez İlçeye bağlı Mahmatlar Höyüğü'dür.
Mahmatlar Höyük, 1949 yılında defineciler tarafından kaçak kazılar sonucu tahrip edilmiştir. Burada bulunan eserler daha sonra resmi makamlarca ele geçirilmiş olup altın, gümüş ve bronzdan oluşan bu eserler Hatti Uygarlığı'nın önemli eserlerindendir.


DÖNEMİ AMASYA:HİTİTLER
Hatti egemenliğine Hititler tarafından son verilmesi üzerine Amasya, Hititlerin egemenlik sahasında kalmıştır. Kendilerini Nesice konuşanlar anlamına gelen Nesili sözcüğü ile adlandıran Hititler Anadolu’da büyük bir siyasi birlik kurmuşlardır. Amasya şehri de bu dönemde Hititlerin sınırları içerisinde kalmıştır.
Hititlerin Amasya’daki önemli yerleşim yerlerinden biri Amasya merkez Doğantepe (Zara) Beldesi'dir. Bu beldede bulunmuş olan ve M.Ö. 1400-1200 yılları arasına tarihlendirilen Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a ait olan bronz heykel günümüze intikal etmiş önemli Hitit eserlerindendir.
Hititler, içinde bulundukları kuraklık ve kıtlığın etkisiyle yaşadıkları bunalımlı bir dönemde, bir görüşe göre Karadeniz dağlarında yaşayan Kaşgaların diğer bir görüşe göre ise, içinde Friglerin de bulunduğu ve Balkanlardan Anadolu’ya gelen bazı kavimlerin akınları sonucunda M. Ö. 1190 tarihi civarında egemenliğini yitirmişlerdir. Bu yıllarda meydana gelen yıkım, talan ve katliamlar sonucunda Amasya’nın da içinde bulunduğu orta Anadolu’da Karanlık Çağ olarak adlandırılan ve 400 yıldan fazla devam eden bu dönem hakkında elde fazla bilgi bulunmamaktadır


FİRİGLER DÖNEMİ AMASYA


M. Ö. 750 den sonra siyasal bir güç olarak tarih sahnesine çıkmış olan Frigler Kral Midas döneminde (M.Ö. 725-695/675) sınırlarını genişletmiş ve bunun sonucunda Amasya yöresi de Friglerin egemenlik sahası içerisinde kalmıştır.
Frigler M.Ö. 676 yılında Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerler’in şiddetli saldırıları karşısında dayanamayarak kısa sürede güçlerini kaybetmiş ve yıkılma sürecine girmiştir


KİMMER -İSKİD DÖNEMİ AMASYA
Kimmerler; bu dönemde Anadolu’da bulunan devletler karşısında bir tehdit unsuru olmuş ve sanatsal açıdan ilişkide bulundukları toplumları etkilemişlerdir.
Kimmerler, Karadeniz Bölgesi'nde yayılmış ve bu dönemde Amasya ve civarı Kimmerlerin egemenlik alanı içerisinde kalmıştır.
Amasya’da Kimmerler devrine ait fazla eser olmamakla birlikte Gümüşhacıköy İlçesi İmirler Köyü'ndeki bir kurgandan çıkarılarak Amasya Müzesine getirilen madenî savaş aletleri bu döneme ait eserlerdendir.
Anadolu tarihinde M.Ö. 675-585 arası önemli bir güç olarak varlığını hissettiren Kimmerler ve İskitler, daha sonra yavaş yavaş etkinliğini yitirmişlerdir.
Kimmerlerin yaşadığı çağda İskitler de tarih sahnesinde görülmektedir. Zaten Herodot’un da ifade ettiği gibi; İskitler genellikle Kimmerler'in yerleşim yerleri üzerine yerleşmişlerdir. Bu nedenle Amasya ve civarındaki Kimmer egemenliği sonrasında İskit egemenliği görülür


MED- İLE PERSLER DÖNEMİ AMASYA
Anadolu’daki iki büyük güç olan Lidya ve Med devletleri arasında beş yıl boyunca süren savaşın son bulması üzerine, M.Ö. 585 yılında her iki güç arasında Kızılırmak sınır olarak kabul edilmiş ve bunun üzerine Amasya Pers egemenliğine kadar Medlerin sınırları içerisinde kalmıştır.
Kısa süren Med egemenliğinden sonra Amasya, M. Ö. 547/46 tarihinde Pers İmparatorluğu'nun kurucusu Kyros’un Lidya kralı Kroisos’u yenmesi üzerine Anadolu’nun büyük çoğunluğu gibi Pers idaresi altında kalmıştır.
Persler, fetihler yoluyla egemen oldukları yerleri toplam yirmi satraplık halinde taksim ederek buralara birer genel vali atamışlardır. Bu genel valiler, tacın muhafızı anlamına gelen satrap sözcüğü ile adlandırılıyordu. Bu dönemde Amasya yaklaşık iki yüz elli yıl boyunca Kapadokya Satraplığı olarak bilinen bölgenin doğu sınırları içerisinde kalmıştır.
Bu dönemde, Sardes’ten başlayan ve Susa’da son bulan Kral Yolu güzergahının belli bir kısmı Amasya’nın da içinde bulunduğu Yeşilırmak Ovası'nda geçmektedir.


HELENİSTİK DÖNEMDE AMASYA
M.Ö. 333 yılında meydana gelen İssus Savaşı'nda; Pers kuvvetlerinin Büyük İskender’in güçleri karşısında yenilmesi sonucunda, Amasya’nın da içinde bulunduğu Kuzey Kapadokya Bölgesi dışında Anadolu’nun büyük bir kısmı Makedonya Krallığı'nın egemenliğine girmiş ve böylelikle tarihte Hellenistik Çağ olarak bilinen ve Anadolu’da etkisini daha çok kültürel ve sanatsal boyutta hissettiren bir dönem başlamıştır. Bu dönem; özü itibariyle doğu ile batı inanç ve kültürlerinin sentezi olan bir dönemdir.
Büyük İskender’in ölümü üzerine (M.Ö. 323) Anadolu’da siyasi anlamda yeni bir süreç baş göstermiştir. Bu süreçte; Büyük İskender’in halefleri imparatorluğun birliğini sağlayamamış ve imparatorluk çeşitli krallıklara bölünerek dağılmıştır.
Bu gelişmeler yaşanırken M.Ö. 301 yılında Pers kökenli Mitridates Ktistes, Mitridates Krallığını kurarak Amasya’yı başkent yapmıştır.
Başkentin V. Mitridates Euergetes (150-120) döneminde Sinop’a nakledilmesine kadar uzun yıllar Mitridates Krallığının başkenti olarak kalmış olan Amasya’da, büyük bir imar faaliyeti başlamış ve özellikle Mitridates Eupator döneminde bu faaliyetle birlikte şehir bir kültür merkezi haline gelmiştir.
Bu dönemde; Mitridates Krallığı ile Roma İmparatorluğu arasında özellikle V. Mitridates zamanında gelişen iyi ilişkiler, Mitridates Eupator döneminde (M.Ö. 111-63) tersine dönmüş ve bunun sonucunda uzun yıllar süren Mitridates savaşları yaşanmıştır. En son M.Ö. 63 yılında Mitridates Eupator ile Romalı general Pompeius’un orduları arasında yapılan savaşta Eupator’un yenilmesi üzerine Amasya Roma askerleri tarafından işgal edilerek tahrip edilmiş Pompeius, Mitridates Krallığının egemenliğine son vererek topraklarını Bithynia bölgesiyle birleştirerek Bithynia-Mitridates Eyaletini oluşturmuş Amasya ve civarı Roma egemenliği altına girmiştir.
Mitridates Eupator’un oğlu olan Kırım Kralı II. Pharnakes, Roma İmparatorluğu içerisinde yaşanan iç savaşlar nedeniyle Mitridates Krallığının eski topraklarını bir süre geri almayı başarmış, fakat M.Ö. 47 yılında Zela (Zile) yakınlarında Caesar (Sezar) komutasındaki Roma birlikleriyle yaptığı savaşta yenilmesi üzerine, Amasya’nın da içinde bulunduğu topraklar tekrar Roma egemenliğine geçmiştir.


ROMA DÖNEMİ AMASYA
Parthlar’ın Karia’ya kadar olan bölgeyi işgal etmeleri üzerine Roma İmparatoru Antonius komutanları aracılığıyla Parthlar’ı yenerek onları Anadolu’dan atmıştır. Bu olaydan sonra Anadolu’ya gelen Antonius, Parthlar’ın saldırılarını önlemek amacıyla kendi toprakları ile Parthlar arasında tampon bir bölge oluşturmak için bazı vasal krallıklar kurdurmuştur. M.Ö. 39 yılındaki bu gelişmeye göre; İçinde Amasya’nın da bulunduğu Mitridates Bölgesi II. Pharnakes’in oğlu Darius’a verilmiştir.
Amasya bu dönemde Mitridates Galaticus Bölgesi'nin Metropolis’i olup önemli bir şehir konumundadır. M.Ö. 25 yılında İmparator Augustus (M.Ö. 27 – M.S. 14) kendisine bağlı Provincia Galatia Eyaletini kurarak bir çok bölgeyle birlikte Mitridates Galaticus Bölgesini de bu eyalete bağlamıştır.
Roma İmparatorluğu döneminde eyalet statüsünde olan Amasya, aynı zamanda eyaletler arası yol sisteminin de merkezi konumuna gelmiştir. Örneğin Galatya ve Kapadokya yolları Amasya’da son buluyordu.
Amasya’da İmparator Domitianus’tan (M.S. 81-96) itibaren Severus Alexander (M.S. 222-235) dönemine kadar şehir sikkeleri darp edildiği de bilinmektedir. Bu sikkelerden bir çoğu günümüzde Amasya Müzesi sikke koleksiyonunda yer almaktadır.
Amasya şehri; İmparator Diocletianus sonrasında Diospontus’un dinsel ve idarî merkezi durumuna gelmiş ve VIII. yüzyıldan itibaren ise Bizans’ın askerî vilâyetlerinden (thema) olan Armeniakon Kaleleri arasında yer almıştır.

SELÇUKLULAR DÖNEMİ AMASYA
Büyük Selçuklu ordusunun 1071 Malazgirt savaşını kazanması üzerine Sultan Alparslan’ın mahiyetinde bulunan üst düzey komutanlar, Anadolu içlerine doğru akınlara başlamıştır. Bu akınlar sonucunda Anadolu’daki Bizans egemenliği sona ermiş ve kazanılan topraklarda, fetihleri yapan komutanlar Selçuklu Devleti'nin izniyle içişlerinde bağımsız beylikler kurmuşlardır.
Bu süreçte Amasya ve civarı Danişmend Ahmet Gazi tarafından fethedilerek bölgede Türk egemenliği dönemi başlamıştır.Bu dönemde Anadolu’ya gelmiş olan Haçlı Ordusu'na karşı Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan ile Danişmend Ahmet Gazi komutasındaki birliklerin Amasya-Merzifon arasında 5 ağustos 1101 günü yapmış olduğu savaş sonucunda Haçlı Ordusu bozguna uğratılmıştır.
Danişmendliler'in yaklaşık yüzyıl süren egemenlik dönemi Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın 1175 yılında Amasya’yı ele geçirmesiyle sona ermiştir. Böylelikle Amasya şehri ve civarı Selçuklu egemenliği altına girmiştir.
II. Kılıç Arslan uzun süren saltanatı sırasında Selçuklu Devleti'ni on bir oğlu arasında paylaştırmış (1185/1186) ve bu paylaşım sırasında Amasya Nizameddin Argunşah’ın hissesine düşmüştür. Nizameddin Argunşah’ın kardeşi II. Rükneddin Süleymanşah’ın (1196-1204) Selçuklu saltanatını ele geçirmesi üzerine bir çok yöre gibi Amasya’da bu sultana bağlı bir il haline gelmiştir.
Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubad, Moğolların bir tehdit unsuru haline gelmesi üzerine olası bir Moğol saldırısına karşılık komşusu Harezm beylerinin deneyimlerinden yararlanmak amacıyla bazı illeri onlara tımar (dirlik) olarak vermiştir. Amasya bu dönemde timar olarak Bereket Han’a verilmiştir (1231).
Sultan Alaaddin Keykubad (1220-1237) sonrasında ülkenin iyi yönetilememesi Selçuklu Devletinde bazı toplumsal olayların meydana gelmesine neden olmuştur. 637H./1239M. tarihinde meydana gelen ve merkezi Amasya olan Babaîler Başkaldırısı bu dönemde görülen önemli toplumsal hareketlerin başında gelmektedir.
Baba İlyas Horasanî önderliğinde başlayan bu başkaldırıda, Baba İshak Kefersudî hareketin pratik sürecini Kefersud köyünden başlatmış ve bu başkaldırı süresince yaşanan gelişmelerde Amasya önemli bir tarihi mekan olarak olaylara tanıklık etmiştir.
Başkaldırının büyüyerek yayılması sonucu, Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246) ihtiyaten Kubadabad Kalesi'ne çekilir ve bu sırada Amasya Subaşılığına atanan Hacı Armağanşah hareketin bastırılması için görevlendirilir.
Sonuçta kanlı bir şekilde bastırılan Babaîler Başkaldırısının önderi Baba İlyas, Hacı Armağanşah tarafından tekkesinde ele geçirilerek Amasya Kalesi burçlarına astırılır.
Selçuklu Devleti’nin 1243 Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilmesinden sonra Anadolu’nun neredeyse her yanı yağmalanmaya başlanmış ve Selçuklu Devleti yarım yüzyılı geçkin bir süre Moğollar tarafından yağmalanmış ve bundan Amasya’da etkilenmiştir.
Anadolu’yu işgal etmiş olan Moğollar daha çok Amasya’nın da içinde bulunduğu Orta Anadolu Bölgesi'ne yerleşmişlerdir. Bu yerleşenlere genellikle Tatar adı verilmektedir. Bu dönemde Amasya’ya yerleşenler ise daha çok sol kol oymakları olarak da bilinen Ca’unğar oymaklarıdır.
İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın 1335 yılında ölümü sonrasında, İlhanlılar'ın Anadolu genel valisi bulunan Sultan Alaeddin Eratna bağımsızlığını ilan ederek Eratnalılar Devleti'ni kurmuş ve Amasya 1341 tarihinde Eratnalılar'ın egemenliği altına girmiştir.
Amasya aynı yıl merkezi Niksar olan Taceddinoğulları Beyliği tarafından işgal edilmiş, bir süre bu işgale ses çıkarmayan sultan Eratna, Mısır Memlûklu Sultanı Melik Nâsır’ın himaye ve desteğini sağladıktan sonra işgalciler üzerine emirlerinden Tüli Bey’i göndermiş ve bunun üzerine Tüli Bey Amasyalıların da yardımıyla Amasya ve çevresini Taceddin Doğanşah’ın elinden alarak bu işgale son vermiştir.
Bu dönemde; Zeyneddin Tüli Bey Amasya Emirliği yapmış, onun ölümünden sonra ise 1347 yılında Hacı Kutluşah Amasya Emirliği görevine getirilmiştir. Sonrasında ise Hacı Kutluşah’ın büyük oğlu Şahabeddin Ahmet Şah 1352 ortalarında Amasya Emiri olmuş, 1356 yılında ise, Emir Kebir Şücaaddin Süleyman Bey Amasya Emirliği'ni zorla ele geçirmiş, ondan da tekrar Şahabeddin Ahmet Şah 1358 tarihinde Amasya Emirliği'ni geri almıştır.
1359 yılında Amasya Emirliği görevine Hacı Kutluşah’ın diğer oğlu Hacı Şadgeldi Paşa getirilmiş ve 1361 yılında ise, eski Amasya Emiri Şücaaddin Süleyman Bey’in oğlu Alaaddin Ali Bey Amasya Emiri olur. Fakat Kaynar Vakıası'ndan sonra 1362 tarihinde Hacı Şadgeldi Paşa ikinci kez Amasya Emiri olarak tarih sahnesinde görülür.
Sultan Eratna’dan sonra devleti yöneten sultanların zayıf olmaları ayrıca zevk ve sefaya düşkünlükleri devlet otoritesinin sarsılmasına ve görev yapan idarecilerin bağımsızlık fikrine kapılmalarına yol açmıştır. Bu yıllarda Amasya Emiri Hacı Şadgeldi Paşa da, kendi başına buyruk hareket etmeye başlamış ve daha sonra ise beyliğini ilan etmiştir.
Şadgeldi Paşa döneminde Amasya’da kayda değer imar faaliyetleri görülür. Bu dönemde; 1363 tarihinde Amasya Kalesi onarılır ve eski darphane yenilenir, ayrıca Amasya’da bir kağıt fabrikası yaptırılır. Bu faaliyetlerle birlikte 1372 tarihinde cami, medrese ve imaretten oluşan bazı yapı birimlerinin de yaptırıldığı bilinmektedir.
Eratna Devleti naibi Kadı Burhaneddin ile 1381 yılında yaptığı savaşta hayatını kaybeden Hacı Şadgeldi Paşa’dan sonra oğlu Fahrettin Ahmet Bey Amasya Emirliği görevini üstlenmiştir.
Fahreddin Ahmed Bey de babası gibi Kadı Burhaneddin ile devamlı bir mücadele içerisinde olmuş, fakat bu mücadelelerden bir sonuca varamamış olması nedeniyle başka bir sancağa karşılık Amasya’yı, Osmanlılara vermeyi teklif etmiş, bunun üzerine 1393 yılında şehir Osmanlı idaresine girmiştir.


OSMANLI DÖNEMİ AMASYA ŞEHRİ
Eratna Devleti naibi Kadı Burhaneddin ile 1381 yılında yaptığı savaşta hayatını kaybeden Hacı Şadgeldi Paşa’dan sonra oğlu Fahrettin Ahmet Bey Amasya Emirliği görevini üstlenmiştir.
Fahreddin Ahmed Bey de babası gibi Kadı Burhaneddin ile devamlı bir mücadele içerisinde olmuş, fakat bu mücadelelerden bir sonuca varamamış olması nedeniyle başka bir sancağa karşılık Amasya’yı, Osmanlılara vermeyi teklif etmiş, bunun üzerine 1393 yılında şehir Osmanlı idaresine girmiştir.
15. yüzyılın başında Timur’un Anadolu’yu işgal etmesi ve büyük yıkımlar yapmaya başladığı süreçte Amasya da Timur’un askerlerince yedi ay boyunca kuşatılmıştır.
Yıldırım Bayezid’in Ankara Savaşı'nda (1402) Timur’a yenilerek esir düşmesi ve sonrasında şehzadeleri arasında meydana gelen taht kavgaları üzerine, Fetret Devri olarak bilinen bu dağılma sürecinde Osmanlı birliğini sağlamaya çalışan ve bunda da başarılı olan Çelebi Sultan Mehmet, bu mücadele yıllarında Amasya’yı kendisine merkez edinmiştir.
1402 yılında Yakut Paşa’nın Amasya Emiri olduğu dönemde, Timur tarafından Kara Devletşah Amasya’ya emir olarak atanmış, fakat Kara Devletşah Amasya halkı ve ileri gelenlerince zalim bir insan olarak bilindiğinden onun emirliği tanınmamış ve şehre girmesine izin verilmemiştir. Bunun üzerine Kara Devletşah Kağala/Hakala Köyü'nde konaklamış ve burada şehrin diğer kısımlarına hükmetmiştir.
Çelebi Sultan Mehmet, Kara Devletşah’ın bu şekilde hareket etmesine karşılık onunla savaşarak bozguna uğratmış ve Kara Devletşah savaş meydanında öldürülmüştür.
Osmanlılar Devri'nde Amasya, 15. yüzyılın ilk yarısından itibaren şehzadelerin görev yaptığı bir sancak ve aynı zamanda Eyalet-i Rum’un da merkezi konumundadır.
Amasya, Yörgüç Paşa’nın Beylerbeyi olduğu dönemde (1422/1435); Sivas, Tokat, Çorum ve Samsun sancaklarından müteşekkil bir vilayet olup, bu dönemde Amasya’ya “Rumiyye Vilayeti” deniliyordu.
Bu dönemde Amasya ve civarında Kızıl Koca Oğulları namıyla bilinen ve mevcut sistemin disiplini altına girmemiş olan bir Türkmen topluluğunun ortaya çıktığı ve bu topluluğun yörede eşkıyalık yaptığı, Yörgüç Paşa’nın ise bazı hileler ile bu grubu ve ele başlarını yakalatarak kılıçtan geçirdiği bilinmektedir.
Osmanlılar Devri'nde Amasya’da görülen önemli olaylardan biri de tarihte Celalî İsyanları olarak bilinen toplumsal olaylardır. Özellikle 16. yüzyılda yaşanan bu olaylarda celalî grupları daha çok içinde Amasya’nın da bulunduğu Yeşilırmak Havzası içerisinde hareket etmişlerdir. Bu dönemde Amasya’da büyük kargaşalar yaşanmıştır.
Bu isyanlar içerisinde özellikle Amasya Sancak Beyliği de yapmış olan Urfalı Kara Yazıcı Abdülhalîm’in yaşattığı kargaşa önemlidir. 1603 yılında yaşanan bu olaylarda Kara Yazıcı Abdülhalîm’in taraftarları Amasya'yı yakmışlardır. Bu talan hareketi öylesine şiddetli bir şekilde yaşanmıştır ki, bu sırada Amasya eşraf ve âyânı servetleriyle birlikte kral mezarları içerisine sığınmak zorunda kalmıştır.
Amasya, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde önemli olan bir antlaşmaya da tarihi mekan olmuştur. 1555 yılı nisan ayı sonunda yapılmış olan ve tarihte Amasya Antlaşması olarak bilinen bu antlaşma İran-Safevî Hanedanıyla yapılmış ilk ve önemli antlaşmalardan biridir. Bu sırada Kanunî Sultan Süleyman Amasya’da ikamet etmektedir.
Osmanlı tarihine yön veren bir çok şehzadenin Amasya’da yetişerek görev yapmış olması nedeniyledir ki, Amasya Osmanlı tarihinde “şehzadeler şehri” olarak tanınmıştır. Bu şehzadeler arasında; Çelebi Sultan Mehmet, II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid gibi sonradan padişah olanlar da vardır. Ayrıca, Amasya’da görev yapmış ve burada ölmüş bazı şehzadeler de bilinmektedir.


Borabay Gölü :
Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya - Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova - Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır. Denizden yüksekliği 1.050 m dir. Gölde yamaçlardan yıkılmalarla oluşmuş doğal bir set bulunmaktadır. Tabandan su kaynaması olan göl, ayrıca dereden gelen sularla da beslenmektedir. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları mevcuttur. Güney kıyısı sarp ve dik olup, kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanıma uygundur. Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 13.07.1993 gün ve 3092 sayılı kararı ile 1.Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.



Amasya ilinin en önemli akarsuyu Yeşilırmaktır. Amasya ili sınırları büyük oranda Yeşilırmak havzasında yer almakta olup, Gümüşhacıköy ilçesinin bir kısmı Kızılırmak Havzası'nda yer almaktadır.

Yeşilırmak :
Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan Yeşilırmak 519 km uzunluğundadır. İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinde 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile Kayabaşı’nda birleşir. Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak nehrinin bu zamana kadar ölçülen maksimum debisi 1.914 m3/s, minimum debisi 1.83 m3/s ve ortalama debisi 121 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 5707x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs aylarında gerçekleşir. Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 129 km dir.
Tokat’ın 35 km doğusunda Almus İlçesi’nin bulunduğu yerde Yeşilırmak üzerinde 80 m yükseklikte Almus Barajı, hemen sonra da Ataköy Barajı vardır. Ayrıca Çarşamba İlçesi’nin 40 km güneyinde Ayvacık’ta 175 m yükseklikte Hasan Uğurlu Barajı ve onun mansabında Balahor’da Suat Uğurlu Barajı mevcuttur.

Çekerek Irmağı :
Sivas İli’nin 50 km kuzeybatısındaki 2500 m yükseklikteki Yıldız Dağları’ndan doğar, batıdan gelen Çorum Çayı ile birleşerek Amasya’nın 15 km güneyinde Yeşilırmak’a karışır. Çekerek Irmağı’nın uzunluğu 200 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 45 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debi 362 m3/s, minimum debi 0.09 m3/s, ortalama debi ise 20 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 842x106 m3 tür. Taşkınlar mart, nisan ve mayıs aylarında meydana gelmektedir. Önemli kolları Çorum ve Efennik Çaylarıdır.
Çekerek Irmağı üzerinde özellikle Amasya İli’nin taşkınlardan koruması, enerji üretimi ve sulama amaçlı Süreyyabey Barajı inşa edilmektedir.

Tersakan Çayı :
1.925 m yükseklikte Akdağ eteklerinden doğar, Ladik Gölü’nün fazla suyunu alarak Havza İlçesi’nden geçer ve Amasya İli içerisinde Yeşilırmak’la birleşir. Uzunluğu 100 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 41 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 317 m3/s, minimum debisi 0.021 m3/s, ortalama debisi 3.96 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 125x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs ve yaz aylarında sağanaklar nedeniyle olur.
Tersakan Çayı’nın Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayı önemli kollarıdır. Bu kollar üzerinde Gümüşhacıköy Ovası, Merzifon Ovası ve Suluova yer almaktadır. Ayrıca Derinöz Çayı üzerinde Derinöz Barajı vardır.

Kelkit Çayı :
Erzincan’ın kuzeybatısında 2600 m yükseklikteki dağlardan doğar. Doğu-Batı istikametinde Kelkit, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa ilçelerinden geçerek Amasya-Tokat sınırında Yeşilırmak ile birleşir. Uzunluğu 400 km, şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 905 m3/s, minimum debisi 47 m3/s, ortalama debisi 70.5m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 2526x106 m3 tür.

Destek Çayı :
Karaömer Dağı ile Canik Dağları arasından akar Taşova’dan Yeşilırmak'a karışır. 35 kilometre uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 130 m3/sn. dir

Deliçay :
Sakarat Dağı Buğalı Yaylalarından doğar Yeşilırmak'a karışır. 48 km uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 212 m3/sn. dir.

Kuruçay :
Yeşilırmağa akar. Amasya-Tokat il sınırındadır. Sakarat dağından doğar. 50 kilometre uzunluğundadır.

Gökdere Çayı :
Canik Dağlarından doğar. Taşova ilçesindedir. 40 kilometre uzunluğundadır.

Kavşak Çayı :
Tavşan dağından doğar Kızılırmak'a karışır. Sulama amaçlı Karadere Barajı vardır.

Hamamözü Çayı :
İnegöl dağından doğar Kızılırmak'a karışır


Amasya ilinin en önemli akarsuyu Yeşilırmaktır. Amasya ili sınırları büyük oranda Yeşilırmak havzasında yer almakta olup, Gümüşhacıköy ilçesinin bir kısmı Kızılırmak Havzası'nda yer almaktadır.

Yeşilırmak :
Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan Yeşilırmak 519 km uzunluğundadır. İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinde 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile Kayabaşı’nda birleşir. Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak nehrinin bu zamana kadar ölçülen maksimum debisi 1.914 m3/s, minimum debisi 1.83 m3/s ve ortalama debisi 121 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 5707x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs aylarında gerçekleşir. Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 129 km dir.
Tokat’ın 35 km doğusunda Almus İlçesi’nin bulunduğu yerde Yeşilırmak üzerinde 80 m yükseklikte Almus Barajı, hemen sonra da Ataköy Barajı vardır. Ayrıca Çarşamba İlçesi’nin 40 km güneyinde Ayvacık’ta 175 m yükseklikte Hasan Uğurlu Barajı ve onun mansabında Balahor’da Suat Uğurlu Barajı mevcuttur.

Çekerek Irmağı :
Sivas İli’nin 50 km kuzeybatısındaki 2500 m yükseklikteki Yıldız Dağları’ndan doğar, batıdan gelen Çorum Çayı ile birleşerek Amasya’nın 15 km güneyinde Yeşilırmak’a karışır. Çekerek Irmağı’nın uzunluğu 200 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 45 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debi 362 m3/s, minimum debi 0.09 m3/s, ortalama debi ise 20 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 842x106 m3 tür. Taşkınlar mart, nisan ve mayıs aylarında meydana gelmektedir. Önemli kolları Çorum ve Efennik Çaylarıdır.
Çekerek Irmağı üzerinde özellikle Amasya İli’nin taşkınlardan koruması, enerji üretimi ve sulama amaçlı Süreyyabey Barajı inşa edilmektedir.

Tersakan Çayı :
1.925 m yükseklikte Akdağ eteklerinden doğar, Ladik Gölü’nün fazla suyunu alarak Havza İlçesi’nden geçer ve Amasya İli içerisinde Yeşilırmak’la birleşir. Uzunluğu 100 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 41 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 317 m3/s, minimum debisi 0.021 m3/s, ortalama debisi 3.96 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 125x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs ve yaz aylarında sağanaklar nedeniyle olur.
Tersakan Çayı’nın Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayı önemli kollarıdır. Bu kollar üzerinde Gümüşhacıköy Ovası, Merzifon Ovası ve Suluova yer almaktadır. Ayrıca Derinöz Çayı üzerinde Derinöz Barajı vardır.

Kelkit Çayı :
Erzincan’ın kuzeybatısında 2600 m yükseklikteki dağlardan doğar. Doğu-Batı istikametinde Kelkit, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa ilçelerinden geçerek Amasya-Tokat sınırında Yeşilırmak ile birleşir. Uzunluğu 400 km, şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 905 m3/s, minimum debisi 47 m3/s, ortalama debisi 70.5m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 2526x106 m3 tür.

Destek Çayı :
Karaömer Dağı ile Canik Dağları arasından akar Taşova’dan Yeşilırmak'a karışır. 35 kilometre uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 130 m3/sn. dir

Deliçay :
Sakarat Dağı Buğalı Yaylalarından doğar Yeşilırmak'a karışır. 48 km uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 212 m3/sn. dir.

Kuruçay :
Yeşilırmağa akar. Amasya-Tokat il sınırındadır. Sakarat dağından doğar. 50 kilometre uzunluğundadır.

Gökdere Çayı :
Canik Dağlarından doğar. Taşova ilçesindedir. 40 kilometre uzunluğundadır.

Kavşak Çayı :
Tavşan dağından doğar Kızılırmak'a karışır. Sulama amaçlı Karadere Barajı vardır.

Hamamözü Çayı :
İnegöl dağından doğar Kızılırmak'a karışır


AMASYA İLİNDE OVALAR
Amasya ili genel olarak dağlık bir yapıdadır. Geldingen ovası, Suluova Ovası, Merzifon Ovası ve Gümüş Ovası il tarımı için en önemli yerlerdir. Bu dört ova İlin yüzölçümünün yaklaşık % 24’ünü kapsamakta olup, özellikle Amasya-Taşova arasında uzanan Yeşilırmak Vadisi’nin etrafında çok verimli ve mikroklima özelliğinde tarımsal alanlar mevcuttur.
Geldingen Ovası :Amasya İli sınırlarında yağışın en az düştüğü (yıllık ortalama 400-500 mm) bölgedir. Karasal iklim hakimdir. Ortalama yükseklik 450 metre civarlarındadır. Amasya merkez ilçenin güneyinde bulunan ve Yeşilırmak vadisinin başlangıcı olan bölümde bulanan Geldingen ovası ilde bulunan en önemli ovadır. Ova 48.400 ha alan ile il yüzölçümünün yaklaşık %8,8’ini kapsamaktadır. Gökhöyük Tarım İşletmesi bu ova üzerinde kuruludur. Çekerek Iramağı, Çorum Çayı, ve Efennik çayını aşındırmalarıyla oluşmuştur. Sulama kaynaklarının kirliğinden ve yazın suyun çok azalmasından dolayı sulama sorunu vardır. Yozgat ili Çekerek ilçesi sınırları içinde Çekerek nehri üzerinde inşaatı yapılan Süreyyabey Barajı’nın tamamlanması ile sulama sorunu büyük ölçüde çözülecektir.
Suluova Ovası :Ortalama yükseklik 550 m civarındadır. Suluova ilçe merkezinin güney ve güney doğusunu kaplayan önemli bir ova olan Suluova ovası Yeşilırmak nehrinin kollarından Tersakan’ın ortasından geçtiği yaklaşık 40.000 ha alan ile il topraklarının %7,3’ünü kapsamaktadır. Yedikır Barajı, Şeyh Şuyu, Değirmendere önemli sulama kaynaklarındandır.
Merzifon Ovası :Ortalama yükseklik 700 m dir. 31.100 ha alanı ile ilin en büyük 3. ovasıdır. İl Yüzölçümü’nün %5,6’lık kısmını kapsamaktadır. Gümüşsuyu ve Salhan Çayları'nın yanısıra Yüzüncüyıl, Alala Göletleri ile Yedikır Barajı önemli sulama kaynaklarıdır.
Gümüş Ovası :Denizden ortalama yüksekliği 750 m dir. Gümüşhacıköy ilçesinin güney ve güneydoğusunu kapsamakta olup 5.400 ha alanı ile ilin dördüncü önemli ovasıdır. Gümüşsuyu, Büyük Dere, ve Kavşak Çayı önemli sulama kaynaklarıdır. Ovanın büyük kısmında sulama ihtiyacı mevcuttur.
Aydınca Ovası :Denizden ortalama yüksekliği 700 m dir. Ortasından Deliçay geçmektedir. Mikroklima iklime sahip ova 4.000 ha alanı kaplamaktadır.


Amasya ilinin en önemli akarsuyu Yeşilırmaktır. Amasya ili sınırları büyük oranda Yeşilırmak havzasında yer almakta olup, Gümüşhacıköy ilçesinin bir kısmı Kızılırmak Havzası'nda yer almaktadır.

Yeşilırmak :
Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan Yeşilırmak 519 km uzunluğundadır. İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinde 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile Kayabaşı’nda birleşir. Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak nehrinin bu zamana kadar ölçülen maksimum debisi 1.914 m3/s, minimum debisi 1.83 m3/s ve ortalama debisi 121 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 5707x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs aylarında gerçekleşir. Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 129 km dir.
Tokat’ın 35 km doğusunda Almus İlçesi’nin bulunduğu yerde Yeşilırmak üzerinde 80 m yükseklikte Almus Barajı, hemen sonra da Ataköy Barajı vardır. Ayrıca Çarşamba İlçesi’nin 40 km güneyinde Ayvacık’ta 175 m yükseklikte Hasan Uğurlu Barajı ve onun mansabında Balahor’da Suat Uğurlu Barajı mevcuttur.

Çekerek Irmağı :
Sivas İli’nin 50 km kuzeybatısındaki 2500 m yükseklikteki Yıldız Dağları’ndan doğar, batıdan gelen Çorum Çayı ile birleşerek Amasya’nın 15 km güneyinde Yeşilırmak’a karışır. Çekerek Irmağı’nın uzunluğu 200 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 45 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debi 362 m3/s, minimum debi 0.09 m3/s, ortalama debi ise 20 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 842x106 m3 tür. Taşkınlar mart, nisan ve mayıs aylarında meydana gelmektedir. Önemli kolları Çorum ve Efennik Çaylarıdır.
Çekerek Irmağı üzerinde özellikle Amasya İli’nin taşkınlardan koruması, enerji üretimi ve sulama amaçlı Süreyyabey Barajı inşa edilmektedir.

Tersakan Çayı :
1.925 m yükseklikte Akdağ eteklerinden doğar, Ladik Gölü’nün fazla suyunu alarak Havza İlçesi’nden geçer ve Amasya İli içerisinde Yeşilırmak’la birleşir. Uzunluğu 100 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 41 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 317 m3/s, minimum debisi 0.021 m3/s, ortalama debisi 3.96 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 125x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs ve yaz aylarında sağanaklar nedeniyle olur.
Tersakan Çayı’nın Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayı önemli kollarıdır. Bu kollar üzerinde Gümüşhacıköy Ovası, Merzifon Ovası ve Suluova yer almaktadır. Ayrıca Derinöz Çayı üzerinde Derinöz Barajı vardır.

Kelkit Çayı :
Erzincan’ın kuzeybatısında 2600 m yükseklikteki dağlardan doğar. Doğu-Batı istikametinde Kelkit, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa ilçelerinden geçerek Amasya-Tokat sınırında Yeşilırmak ile birleşir. Uzunluğu 400 km, şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 905 m3/s, minimum debisi 47 m3/s, ortalama debisi 70.5m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 2526x106 m3 tür.

Destek Çayı :
Karaömer Dağı ile Canik Dağları arasından akar Taşova’dan Yeşilırmak'a karışır. 35 kilometre uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 130 m3/sn. dir

Deliçay :
Sakarat Dağı Buğalı Yaylalarından doğar Yeşilırmak'a karışır. 48 km uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 212 m3/sn. dir.

Kuruçay :
Yeşilırmağa akar. Amasya-Tokat il sınırındadır. Sakarat dağından doğar. 50 kilometre uzunluğundadır.

Gökdere Çayı :
Canik Dağlarından doğar. Taşova ilçesindedir. 40 kilometre uzunluğundadır.

Kavşak Çayı :
Tavşan dağından doğar Kızılırmak'a karışır. Sulama amaçlı Karadere Barajı vardır.

Hamamözü Çayı :
İnegöl dağından doğar Kızılırmak'a karışır
 AMASYADA YAYLALAR
Amasya'daki yaylalar Karadeniz ikliminden, İç Anadolu iklimine geçiş bölgelerinde olduğu için bitkisel açıdan oldukça zengindir. Hem Karadeniz ikliminde yetişen hem de İç Anadolu ikliminde yetişen bitki türlerini vardır. Ancak son yıllarda aşırı zirai ilaç ve gübre kullanımı, aşırı otlatma, tarla açma gibi nedenlerle yaylalar tahrip olmuş, üst kısımlarda hemen hemen ana kaya çıkmıştır. Yayla kenarlarındaki ormanlarda yaşlı ağaçların yerine gençlik gen ağaçlar yetişmemekte ve orman sınırı git gide aşağılara düşmektedir.
Kabaoğuz Yaylaları :Tavşan Dağı'nın batı tarafındadır. Denizden Ortalama Yüksekliği 1.400 m civarında olup yılda bir kez Kabaoğuz şenlikleri düzenlenmektedir.
Tavşandağı Yaylaları :Tavşan Dağı'ndaki düzlüklerdir. Denizden Ortalama Yüksekliği 1.500 m dir.
Akdağ Yaylaları :Akdağ tepelerindedir. Denizden Ortalama Yükseklikleri 1.850 m olup yayla şenlikleri düzenlenmektedir.
Sarıçiçek Yaylaları :Karaömer Dağının doğu taraflarındaki düzlüklerdedir. Ortalama Yüksekliği 1.650 m civarlarındadır.
Destek Yaylaları :Canik Dağları üzerinde Destek Çayı'nın kuzeylerindeki yüksek düzlüklerdir. Ortalama Yüksekliği 1.200 m civarlarındadır.
Boğalı Yaylaları :Sakarat Dağı'ndadır. Ortalama yüksekliği 1.850 m civarlarındadır.
Çatalçam Yaylaları :Eğerli Dağı'nın Amasya sınırları içinde kala yüksek düzlüklerindedir. Ortalama yüksekliği 1.400 m dir.
İnegöl Yaylaları :İnegöl Dağı üzerindedir. Ortalama yüksekliği 1.600 m dir.



Borabay Gölü :
Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 63 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya - Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova - Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır. Denizden yüksekliği 1.050 m dir. Gölde yamaçlardan yıkılmalarla oluşmuş doğal bir set bulunmaktadır. Tabandan su kaynaması olan göl, ayrıca dereden gelen sularla da beslenmektedir. 80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip göl, doğu-batı yönünde uzanan bir vadide yer alır. Gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları mevcuttur. Güney kıyısı sarp ve dik olup, kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanıma uygundur. Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 13.07.1993 gün ve 3092 sayılı kararı ile 1.Derece Doğal Sit Alanı ilan edilmiştir.



Amasya ilinin en önemli akarsuyu Yeşilırmaktır. Amasya ili sınırları büyük oranda Yeşilırmak havzasında yer almakta olup, Gümüşhacıköy ilçesinin bir kısmı Kızılırmak Havzası'nda yer almaktadır.

Yeşilırmak :
Sivas İli Suşehri İlçesi’nin güneybatısındaki Köse Dağları’ndan doğan Yeşilırmak 519 km uzunluğundadır. İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinde 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile Kayabaşı’nda birleşir. Amasya şehir merkezinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Tersakan Çayı ve Taşova Erbaa sınırında Kelkit Çayı ile birleşerek Samsun il sınırları içinde Çarşamba’dan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak nehrinin bu zamana kadar ölçülen maksimum debisi 1.914 m3/s, minimum debisi 1.83 m3/s ve ortalama debisi 121 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 5707x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs aylarında gerçekleşir. Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 129 km dir.
Tokat’ın 35 km doğusunda Almus İlçesi’nin bulunduğu yerde Yeşilırmak üzerinde 80 m yükseklikte Almus Barajı, hemen sonra da Ataköy Barajı vardır. Ayrıca Çarşamba İlçesi’nin 40 km güneyinde Ayvacık’ta 175 m yükseklikte Hasan Uğurlu Barajı ve onun mansabında Balahor’da Suat Uğurlu Barajı mevcuttur.

Çekerek Irmağı :
Sivas İli’nin 50 km kuzeybatısındaki 2500 m yükseklikteki Yıldız Dağları’ndan doğar, batıdan gelen Çorum Çayı ile birleşerek Amasya’nın 15 km güneyinde Yeşilırmak’a karışır. Çekerek Irmağı’nın uzunluğu 200 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 45 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debi 362 m3/s, minimum debi 0.09 m3/s, ortalama debi ise 20 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 842x106 m3 tür. Taşkınlar mart, nisan ve mayıs aylarında meydana gelmektedir. Önemli kolları Çorum ve Efennik Çaylarıdır.
Çekerek Irmağı üzerinde özellikle Amasya İli’nin taşkınlardan koruması, enerji üretimi ve sulama amaçlı Süreyyabey Barajı inşa edilmektedir.

Tersakan Çayı :
1.925 m yükseklikte Akdağ eteklerinden doğar, Ladik Gölü’nün fazla suyunu alarak Havza İlçesi’nden geçer ve Amasya İli içerisinde Yeşilırmak’la birleşir. Uzunluğu 100 km, Amasya İl sınırları içinde kalan kısmı 41 km olup şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 317 m3/s, minimum debisi 0.021 m3/s, ortalama debisi 3.96 m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 125x106 m3 tür. Taşkınlar genellikle mart, nisan, mayıs ve yaz aylarında sağanaklar nedeniyle olur.
Tersakan Çayı’nın Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çayı önemli kollarıdır. Bu kollar üzerinde Gümüşhacıköy Ovası, Merzifon Ovası ve Suluova yer almaktadır. Ayrıca Derinöz Çayı üzerinde Derinöz Barajı vardır.

Kelkit Çayı :
Erzincan’ın kuzeybatısında 2600 m yükseklikteki dağlardan doğar. Doğu-Batı istikametinde Kelkit, Suşehri, Koyulhisar, Reşadiye, Niksar, Erbaa ilçelerinden geçerek Amasya-Tokat sınırında Yeşilırmak ile birleşir. Uzunluğu 400 km, şimdiye kadar ölçülmüş maksimum debisi 905 m3/s, minimum debisi 47 m3/s, ortalama debisi 70.5m3/s dir. Yıllık toplam akım ise 2526x106 m3 tür.

Destek Çayı :
Karaömer Dağı ile Canik Dağları arasından akar Taşova’dan Yeşilırmak'a karışır. 35 kilometre uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 130 m3/sn. dir

Deliçay :
Sakarat Dağı Buğalı Yaylalarından doğar Yeşilırmak'a karışır. 48 km uzunluğundadır. Minimum debisi 0,5 m3/sn. maksimum debisi 212 m3/sn. dir.

Kuruçay :
Yeşilırmağa akar. Amasya-Tokat il sınırındadır. Sakarat dağından doğar. 50 kilometre uzunluğundadır.

Gökdere Çayı :
Canik Dağlarından doğar. Taşova ilçesindedir. 40 kilometre uzunluğundadır.

Kavşak Çayı :
Tavşan dağından doğar Kızılırmak'a karışır. Sulama amaçlı Karadere Barajı vardır.

Hamamözü Çayı :
İnegöl dağından doğar Kızılırmak'a karışır

AMASYA İLİNDE DAĞLAR
Amasya hem Yeşilırmak Nehrinin ana kollarının birleştiği hem de dağların birleştiği bir noktada olması sebebiyle oldukça engebeli bir yüzey şekline sahiptir.
Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2061 m. ile Akdağ Tepesi, deniz seviyesinden en düşük noktası ise 160 m. ile Taşova – Umutlu Köyünde Hasan Uğurlu Barajı’nın su toplanma alanının başladığı noktadır. Dağlar doğu batı istikametinde uzanır.
İldeki başlıca dağlar;

Canik Dağları:
Kızılırmak’tan başlayarak, Yeşilırmak ve Kelkit Çayı ile Karadeniz arasından Melet Irmağına kadar uzanır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2.181 m Amasya ili sınırları içerisindeki en yüksek noktası 1.376 m ile Çalıca Tepesidir.

Karaömer Dağı:
Tersakan Çayı ve Destek Çayı ile Akdağ arsındadır. Kuzey Anadolu Fay hattı, Canik Dağları ile arasında sınırdır. En yüksek noktası 1.979 m ile Karaömer Tepesidir.

Akdağ:
Güneyi Yeşilırmak, kuzeyi Şeyhsuyu ve Kocaalan Çayı ile çevrilidir. En yüksek noktası 2.061 m ile Akdağ Tepesidir.

Sakarat Dağı:
Amasya Ferhatarası Vadisi'nden başlayarak Yeşilırmak ve Kelkit Çayı'nın arasından Köse Dağına kadar dayanır. En yüksek noktası 1.956 m ile Cami Tepesidir.

Sarıtaş Dağı:
Yeşilırmak ile Deliçay arasındadır. Deliçay'ın Yeşilırmak'a karıştığı noktada başlayıp Kuruçay'da biter. Deniz seviyesinden 1.159 m Sarıtaş Tepesi'dir.

Buz
 ovası ve Çekerek Irmağı ile çevrilidir. En yüksek noktası 1.392 m ile Beşik Tepe'dir.
            Zilelu
Dağ:

Karadağ:
Çorum Çayı ile Çekerek Irmağı arasındadır. Çorum Çayı'nın, Çekerek Irmağı'na aktığı noktada biter. En yüksek noktası 1.524 m ile Kuş Yuvası Tepesi'dir.

Çakır Dağı:
Çorum şehir merkezinden başlayıp Amasya Kalesi'ne kadar uzanır 1.375 m ile Yeldeğirmeni Tepesi'dir.

Eğerli Dağı:
Çorum ovasından başlayıp Merzifon ovasına kadar uzanır. En yüksek noktası 1.776 m ile Kaldırım Tepesi'dir.

İnegöl dağı:
Kuzeyi Kavşak Çayı, güneyi Hamamözü çayı, batısı Kızılırmak doğusu Gümüş ovası ile sınırlıdır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 1.873 m ile İnegöl Tepesidir.

Tavşan Dağı:
Merzifon Ovasıyla Kızılmak ve Kuzçayı ile sınırlıdır. En yüksek noktası 1.901 m ile Yuvalı Tepesi’dir
AMASYANIN COĞRAFYASI COĞRAFİ KONUMU
Amasya ili; Orta Karadeniz Bölümünün iç kısmında yer almaktadır. Doğudan Tokat, güneyden Tokat ve Yozgat, batıdan Çorum, kuzeyden Samsun illeri ile çevrilidir.
İlin yüzölçümü 5.701 km2 dir.
Toplam sınır uzunluğu 492 km olan ilin Samsun’la 169 km, Tokat’la 165 km, Yozgat’la 6 km, Çorum’la 152 km. sınır uzunluğu vardır.
İl genelinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakım) 1.150 m, il merkezinin ise 411,69 m dir.
34° 57’ 06” - 36° 31’ 53” Doğu Boylamları ile 41° 04’ 54” - 40° 16’ 16” Kuzey Enlemleri arasındadır.
Ankara’ya 336 km, İstanbul’a 671 km uzaklıkta olan Amasya’nın komşu illere uzaklıklara ise Çorum’a 92 km, Samsun’a 131 km, Tokat’a 114 km, Yozgat’a ise 196 km dir.
İl merkezinin ilçelere uzaklıkları; Göynücek 46 km, Gümüşhacıköy 68 km, Hamamözü 90 km, Merzifon 46 km, Suluova 27 km ve Taşovaya 48 kilometredir.

AMASYA İLİNDE NÜFUS
A
Amasya hem Yeşilırmak Nehrinin ana kollarının birleştiği hem de dağların birleştiği bir noktada olması sebebiyle oldukça engebeli bir yüzey şekline sahiptir.
Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2061 m. ile Akdağ Tepesi, deniz seviyesinden en düşük noktası ise 160 m. ile Taşova – Umutlu Köyünde Hasan Uğurlu Barajı’nın su toplanma alanının başladığı noktadır. Dağlar doğu batı istikametinde uzanır.
İldeki başlıca dağlar;

Canik Dağları:
Kızılırmak’tan başlayarak, Yeşilırmak ve Kelkit Çayı ile Karadeniz arasından Melet Irmağına kadar uzanır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2.181 m Amasya ili sınırları içerisindeki en yüksek noktası 1.376 m ile Çalıca Tepesidir.

Karaömer Dağı:
Tersakan Çayı ve Destek Çayı ile Akdağ arsındadır. Kuzey Anadolu Fay hattı, Canik Dağları ile arasında sınırdır. En yüksek noktası 1.979 m ile Karaömer Tepesidir.

Akdağ:
Güneyi Yeşilırmak, kuzeyi Şeyhsuyu ve Kocaalan Çayı ile çevrilidir. En yüksek noktası 2.061 m ile Akdağ Tepesidir.

Sakarat Dağı:
Amasya Ferhatarası Vadisi'nden başlayarak Yeşilırmak ve Kelkit Çayı'nın arasından Köse Dağına kadar dayanır. En yüksek noktası 1.956 m ile Cami Tepesidir.

Sarıtaş Dağı:
Yeşilırmak ile Deliçay arasındadır. Deliçay'ın Yeşilırmak'a karıştığı noktada başlayıp Kuruçay'da biter. Deniz seviyesinden 1.159 m Sarıtaş Tepesi'dir.

Buzlu Dağ:
Zile ovası ve Çekerek Irmağı ile çevrilidir. En yüksek noktası 1.392 m ile Beşik Tepe'dir.

Karadağ:
Çorum Çayı ile Çekerek Irmağı arasındadır. Çorum Çayı'nın, Çekerek Irmağı'na aktığı noktada biter. En yüksek noktası 1.524 m ile Kuş Yuvası Tepesi'dir.

Çakır Dağı:
Çorum şehir merkezinden başlayıp Amasya Kalesi'ne kadar uzanır 1.375 m ile Yeldeğirmeni Tepesi'dir.

Eğerli Dağı:
Çorum ovasından başlayıp Merzifon ovasına kadar uzanır. En yüksek noktası 1.776 m ile Kaldırım Tepesi'dir.

İnegöl dağı:
Kuzeyi Kavşak Çayı, güneyi Hamamözü çayı, batısı Kızılırmak doğusu Gümüş ovası ile sınırlıdır. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 1.873 m ile İnegöl Tepesidir.

Tavşan Dağı:
Merzifon Ovasıyla Kızılmak ve Kuzçayı ile sınırlıdır. En yüksek noktası 1.901 m ile Yuvalı Tepesi’dir


1927 yılında Türkiye’nin nüfusu 13.648.270 iken, Amasya İlinin nüfusu 115.191 olarak tespit
 edilmiştir. Bu tarihte Amasya, nüfus büyüklüğü açısından 63 İl arasında 51. sırada yer
almıştır. 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ise 81 İl arasında 53. sırada yer
 almıştır. 2009 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Veri Tabanına (ADNKS)  göre
ise 81 İl arasında 56. sırada bulunmaktadır.
Amasya'da kilometrekareye düşen kişi sayısı 1927 yılında yaklaşık 21 kişi iken, 2000
 yılında 64 kişiye yükselmiştir.2009 yılında ise kilometrekareye düşen kişi sayısı 57 kişi olmuştur

AMASYA İLİNİN BELDE VEKÖYLER LİSTESİ
Beldeler:Uygur
Köyler:AbacıAğılönüAksalurAktaşAkyazıAlakadıAlbayrakArdıçlarAvşar
AydıncaAydınlıkAydoğduBağlarüstüBağlıcaBayatBekeBeldağı
 BoğaköyBoğazköyBökeBuldukluÇatalçamÇavuşköyÇengelkayı
ÇiğdemlikÇiviDadıköyDamudereDeğirmendereDirekliDurucaEliktekke
EskikızılcaFındıklıGökdereGözlekHalifeliHasabdalİbecikİlgaziİlyas
 • İpekköyKaleboğazıKaleköyKapıkayaKaraaliKaraçavuşKaraibrahim
 • KarakeseKaraköprüKarataşKarsanKayabaşıKayacıkKayrakKeçili
 • KeşlikKızılcaKızılkışlacıkKızsekiKöyceğizKutluKuzgeçeKüçükkızılca
MahmatlarMeşeliçiftliğiköyüMusaköyOrmanözüOrtaköyOvasarayÖzfındıklı
SaraycıkSarayözüSarıalanSarıkızSarılarSarımeşeSarıyarSazköySelimiye
SevincerSıracevizlerŞeyhsadiTatarToklucakTuzluçalTuzsuzÜmükVermiş
 • YağcıabdalYağmurYavruYaylacıkYeşildereYeşilözYeşiltepeYıkılgan
YıldızköyYolyanıYuvacıkYuvaköy

NOT:KAYNAK:Amasya valiliği web say.

Hiç yorum yok:

Belgesel

Loading...

Video

Loading...

İlahi

Loading...

Zara

Loading...

Arabalar

Loading...

Komik - Şakalar

Loading...

Sportik

Loading...

Şehirlerimiz

Loading...
Loading...
BU ADRESTESİNİZ
Loading...